|
HİKAYELER
imam
Köyün birinde imam bir köylünün
kızına aşık olmuş.Bakmış böyle olmayacak annesine babasına söyleyip
kızı istetmiş.Ama ne yazık ki kızı vermemişler.
Bunun üzerine imam çok üzülmüş.Bu halde camiye gitmiş ve ezan
okumadan önce 'TÜM SEVİPTE KAVUŞAMAYANLARA GELSİN' demiş..
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Çorap
Ayakları çok fena kokardı. Bir
gün bir arkadaşına, birlikte tiyatroya gitmelerini teklif etti.
- Hay hay, dedi arkadaşı. Ama eve git, ayaklarını yıka ve temiz bir
çorap giy. Söz mü?
- Söz...
Tiyatroya gittiler. Yerlerine oturdular. Aradan beş on dakika
geçmeden etrafındakiler mendillerini burunlarına götürmeye başladı.
- Hani söz vermiştin, dedi arkadaşı.
- Vallahi değiştirdim, dedi ve ekledi:
İnanmazsan diye kirlileri de cebime koydum. İşte burada!......
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Abdest
BİRGÜN HOCA HERZAMANKİ GİBİ
NAMAZINI KILMAK İÇİN ABDEST ALMAYA HAZIRLANIR.ABDESTİNİDE KÖYÜN
MEYDANINDAKİ ÇEŞMEDEN ALMAKTADIR. HOCAYI ABDEST ALIRKEN İZLEYEN
KÖYLÜLER BAKARLAR Kİ HOCA DEFALARCA ÜST ÜSTE ABDEST
ALMAKTADIR.ŞAŞIRIRLAR VE SEBEBİNİ MERAK EDERLER VE HOCAYİ
İZLERLER.DAHA SONRA HOCA NAMAZINI KILMAK İÇİN CAMİYE GİDER.HOCA
NAMAZ KILARKEN GÖRÜRLERKİ NAMAZ ESNASINDA İKİDE BİR GÜLÜP DURUYOR
BUNUN ÜZERİNE AHALİDEN BİRİ DAYANAMAYIP
-HOCAM,NAMAZDA GÜLÜYORSUNUZ ABDESTİNİZ BOZULDU NAMAZDA GİTTİ DER
HOCANIN CEVABI İSE,
-YAHU ÖNEMLİ DEĞİL YEDEKTE BİR KAÇ ABDESTİM DAHA VAR DER...
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Hesaplama Hatası
Dünyanın en komik kazası: Bir
duvarcı ustasının şantiyede yazdığı mektup:
Sayın şantiye şefim;
İş kazası tutanağına planlama hatası diye yazmıştım. Bunu yeterli
görmeyerek ayrıntılı anlatmamı istemişsiniz. Şu anda hastanede
yatmama neden olan olaylar aynen aşağıda anlattığım gibi olmuştur:
Bildiğiniz gibi ben bir duvar ustasıyım. İnşaatın altıncı katındaki
işimi bitirdiğim zaman biraz tuğla artmıştı. Yaklaşık 250 kg kadar
olduğunu tahmin ettiğim bu tuğlaları aşağıya indirmek gerekiyordu.
Aşağıya indim, bir varil buldum, ona sağlam bir ip bağladım ve
ardından altıncı kata çıktım. İpi bir çıkrıktan geçirip ucunu
aşağıya saldım. Tekrar aşağıya indim ve ipi çekerek varili altıncı
kata çıkardım. İpin ucunu sağlam bir yere bağlayıp tekrar yukarı
çıktım. Bütün tuğlaları varile doldurdum. Aşağı indim, bağladığım
ipin ucunu çözdüm. İpi çözmemle birlikte birden kendimi havalarda
buldum. Nasıl bulmayayım? Ben yaklaşık 70 kiloyum. 250 kilogram
varil süratle aşağıya düşerken beni yukarı çekti.
Heyecan ve şaşkınlıktan ipi bırakmayı akıl edemedim. Ben yukarı
çıkarken yolun yarısında, aşağı inmekte olan tuğla dolu varille
çarpıştık. Sağ iki kaburgamın bu sırada kırıldığını sanıyorum. Tam
yukarı çıkınca, iki parmağım iple beraber çıkrığa sıkıştı;
Parmaklarım da bu sırada kırıldı. Bu esnada yere çarpan varilin dibi
çıktı ve tuğlalar etrafa saçıldı.
Varil hafifleyince, bu sefer ben aşağı inmeye varil ise yukarı
çıkmaya başladı ve yolun yarısında yine varille çarpıştık!.. Sol
bacağımın kaval kemiği de bu sırada kırıldı.
Yere inince can havli ile ipi bırakmayı akıl ettim. Bu sefer de
başımı yukarı kaldırdığımda boş varilin süratle üzerime geldiğini
gördüm!...
Kafatasımın da böyle çatladığını sanıyorum. gözümü hastanede
açtım...
|